The Inheritance / Arven / Miras (2003) – Per Fly
Per Fly’ın Danimarka’nın sınıf yapısını anlattığı üçlemesi(sınıfsal çatışmalar)nin üçüncü filmi.
Çelik üretimi yapan bir ailenin oğlu aile şirketinde yer almayı
istemeyip İsveç’de tiyatro yapan sevgilisiyle yaşamakta ve bir lokanta
işletmektedir. Ancak babasının ölümü ile annesinin işi devralması
gerektiğini söylemesiyle istemediği şekilde yolunu değiştirmek zorunda
kalacaktır. Bu durum bir çok dengeyi bozacaktır. Uzun zamandır maddi
sıkıntı içinde olan baba bu durumu çözemeyip intihar etmiştir. Şirket
için alınması gereken kararlar, işten çıkarmalar, uluslararası bir
şirket ile birleşme ve ailesi için yapması gereken bu mecburi görev
hayatını altüst edecektir. Aldığı bu karar kişisel umutlarını
ertelemesine değecek midir.
Fedakarlıkların ve sorumlulukların
çakıştığı, çatıştığı ve iyi denebilecek şekilde yorumlandığı bir film.
İlişkisine ve hatta sevgilisinin umutlarına sahip çıkmaya çalışan bir
kadın ve aile şirketini -belki de annesinin hırsının sürüklemesiyle-
tekrar canlandırmaya çalışan adam.
Sert olmayan bir film,
mutlaka izlenmesi gereken bir film de değil bu arada, genel hatlarıyla
para var huzur, saadet yok durumu ama mesajları olan bir film ;)
https://www.facebook.com/groups/285196264847327/permalink/485131858187099/
Per Fly’ın Danimarka’nın sınıf yapısını anlattığı üçlemesi(sınıfsal çatışmalar)nin üçüncü filmi.
Çelik üretimi yapan bir ailenin oğlu aile şirketinde yer almayı istemeyip İsveç’de tiyatro yapan sevgilisiyle yaşamakta ve bir lokanta işletmektedir. Ancak babasının ölümü ile annesinin işi devralması gerektiğini söylemesiyle istemediği şekilde yolunu değiştirmek zorunda kalacaktır. Bu durum bir çok dengeyi bozacaktır. Uzun zamandır maddi sıkıntı içinde olan baba bu durumu çözemeyip intihar etmiştir. Şirket için alınması gereken kararlar, işten çıkarmalar, uluslararası bir şirket ile birleşme ve ailesi için yapması gereken bu mecburi görev hayatını altüst edecektir. Aldığı bu karar kişisel umutlarını ertelemesine değecek midir.
Fedakarlıkların ve sorumlulukların çakıştığı, çatıştığı ve iyi denebilecek şekilde yorumlandığı bir film. İlişkisine ve hatta sevgilisinin umutlarına sahip çıkmaya çalışan bir kadın ve aile şirketini -belki de annesinin hırsının sürüklemesiyle- tekrar canlandırmaya çalışan adam.
Sert olmayan bir film, mutlaka izlenmesi gereken bir film de değil bu arada, genel hatlarıyla para var huzur, saadet yok durumu ama mesajları olan bir film ;)
https://www.facebook.com/groups/285196264847327/permalink/485131858187099/




![Los viajes del viento / The Wind Journeys / Rüzgar Yolculukları (2009) – Ciro Guerra
Herşeyden önce bu film akordeonu çok seven @[1134652562:2048:Halil] ve @[576888889:2048:Serdar] kardeşlerime gitsin ;)
Film Güney Amerika’nın dağlarında, kırsallarında çekilmiş bir yol öyküsü. Köy köy gezerek akordeon çalan Ignacio, evlendikten sonra bir kasabaya yerleşir ve karısının ölümünü akordeonun lanetli olmasına bağlayarak onu bir daha çalmamaya yemin eder ve gerçek sahibine iade etmek üzere yola koyulur. Bu yolculukta yalnız değildir, kendisinden akordeon çalmayı öğrenmek için birlikte gitmek isteyen bir de delikanlı vardır yanında.
Film tamamen bu yolculuk ve yolculuk esnasında başlarından geçen ilginç olaylarla bezenmiş. Anadolu’da hala yapılmakta olan aşık atışmasının bir çeşidi buralarda da yapılmaktadır. Tüm yoksulluklarına rağmen akordeon ve davulun kutsandığı, nicelerinin ustalıklarını sergilediği bu toprakların insanlarından biri olan Ignacio, yaşamı pahasına da olsa sözünü tutmak adına yola düşmüştür.
Filmi izlerken bu kırsalların muhteşem güzelliğini de izleyeceksiniz ve akordeon ile davulun bu bölgeye özgü ritim birlikteliğini. Belki bir kısmımızın eleştireceği bu fotoğraflama filme bir nevi estetiklik, akışkanlık getirmiş ve doğaçlama çekilmiş izlenimini vermekte.
Keyif alacağınızı umuyorum, iyi seyirler efendim ;)](https://fbcdn-sphotos-d-a.akamaihd.net/hphotos-ak-snc7/s480x480/431707_10151140535033929_1921473351_n.jpg)